İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘Seçim Kanunu’nu partiler görüşmeli’

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’nda değişiklik hazırlığına ilişkin soru üzerine “Bu, benim çok fazla konuşmamın uygun olmadığı bir alan” dedi.

Şentop, dün Meclis’te gazetecilerin soruları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 1983, Mahalli İdareler Seçimi Kanunu’nun ise 1984 tarihli olduğunu belirten Mustafa Şentop, “Kanunlarda ihtiyaç olan zamanlarda çok değişiklikler yapılmış elbette ama bir bütünlüğü yok. Aslında bir hukukçu olarak, Türkiye’nin tam anlamıyla tek bir metin halinde, tek kod olarak seçim kanunlarını güncelleyerek, derli toplu bir araya getirmesi lazım diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Siyasi Partiler Kanunu’nun da 1982 Anayasası’na göre hazırlandığına, daha sonra özellikle 1995’te Anayasa’da değişiklikler yapıldığına işaret eden Şentop, şunları kaydetti:

‘Benim işim değil’

“Siyasi Partiler Kanunu’na bakarsanız partilerin kapatılma sebepleri uzun uzun sayılır. İçlerinde şu anda uygulanamayacak olanlar var. Çünkü siyasi partilerin kapatılmasıyla ilgili sebepler anayasa değişikliğiyle çok daraltıldı ve çerçevelendi. Bu anlamda anayasaya esasen aykırı ama Anayasa Mahkemesi’ne götürülmediği için böyle bir tespitin yapılmadığı maddeler de var. Bu bakımdan hükümet sistemi değişikliğinden de sonra bu temel konuları düzenleyen kanunlarda bir çalışma yapılabilir ama bu konu da Meclis Başkanı’nın işi değil. Bu konuda siyasi partilerin görüşmesi lazım.”

‘Yassıada için atılabilecek adımlar var’

Şentop, Yassıada yargılamalarına ilişkin iade-i-itibar noktasında bir çalışma olup olmadığına yönelik soru üzerine, Demokrat Partililerin siyasi haklarının iadesiyle ilgili 1962 ve 1966 ile 1969 seçimleri öncesinde bir anayasa değişikliği teşebbüsünün bulunduğunu anımsattı. Şentop şöyle devam etti: “1987’de rahmetli Özal’ın başbakanlığı döneminde çıkartılan bir kanunla, merhum Menderes ve iki bakan arkadaşının mezarlarının İmralı’dan taşınmasına ve bazı kamusal mekanlara, yollara, meydanlara isimlerinin verilmesine dair bir kanun var. Kabirlerin taşınması gerçekleşmemiştir. 1990’da bu sefer 1987’deki kanunu değiştiren bir kanun çalışmasıyla, hukuken iade-i itibarları yapılmış. Bilahare de 11 Nisan 1990’da kanun çıkmış, nakil yapılmış. Fakat bu, adeta tabiri caizse vücuda girmiş bir kurşun. Kurşun çıkartılmadan yara kapatılmış ve dikilmiş. Yassıada’da verilen kararlarla ilgili atılabilecek bazı adımlar var gibi gözüküyor. Çalışma yürütülüyor, daha net değil. Çalışma netleştikten sonra ben bunu farklı siyasi partilerle de görüşmeyi düşünüyorum. Henüz değil, netleştikten sonra.”

 

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.