İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

MHP lideri Bahçeli’den fetih mesajı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul’un fethinin 566’ncı yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Bahçeli, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Fetih, bir yürek işi, bir gönül işarı, bir akıl işareti; hasılı kelam teşekkül etmiş askeri, siyasi ve stratejik dehanın mümtaz bir iradesidir. Fetih, bekleyen ile beklenenin mümeyyiz buluşması, özlem koyuluğunu vuslat sıcaklığıyla aydınlatan mütemadi diriliş fermanıdır.

Fetih, tesadüfen takılmış zafer tacı, sürpriz şekilde elde edilmiş başarı beratı değildir. Uzun senelere dayanan muazzam bir hazırlık evresi, devrin ileri ve ilmi tekniklerini tebarüz etmiş kavrayış enginliği ve vizyon derinliği fethin hamurunu yoğuran başlıca amillerdendir.

Bunların fevkinde, hatta fevkalade önemde olan bir gerçek varsa o da şudur. Fetih için inanmış erler, imanla çarpan kalpler, bihakkın mazisi fetih kültürüyle perçinlenmiş, bilavasıta fetih ruhuyla pekişmiş bir millet varlığı hayati derecede mühimdir, olmazsa olmaz değerdedir.

567 yıl önce İstanbul fethedilmişse bunun asırlara dayanan bir irfan kökü, fetih şuuruna sahip Türk milletinin tarihin ta diplerinden sökün edip gelen bir istikbal tutkusu vardır, münhasıran da belirleyicidir. Fetihçi bir milletten Fatih çıkmış, çağ açıp çağ kapatmıştır.

Zulüm 1453’de başladı diyenler, İstanbul’u kundaklama ve kurcalama hedefi güdenler, İstanbul merkezli zillet planlarıyla pusu kuranlar aynadaki akisleri gibi kötürüm olacaklardır. Müslüman Türk çocukları Bizans’ın çocuklarını her cephede, her seviyede berhava edecektir.

Fetih, skolastik düşüncenin aklı kovduğu, teokratik fanatizmin hür düşünceyi yok ettiği, insanların yarı köle halinde yaşadığı ve ümitsizliğin hakim olduğu batı karşısında, değerler sistemiyle Türk-İslam kültürünün yüz akı olarak medeniyet tarihimizdeki yerini almıştır.

Ne mutlu bizlere ki Fetih, aynı zamanda insanlığın Türkleri daha yakından tanımasını, ceddimizin kucaklayıcı, koruyucu, müşfik yönetim yeteneklerini öğrenmeye, layıkıyla kabullenmeye başlamasını da temin ve teslim etmiştir.

Türklerin yüksek hasletleri, hakkaniyet ve insanlığa saygı üzerine kurulu bir arada yaşama anlayışlarıyla kaynaşarak daha sonraki dönemlerde üç kıtayı yönetme kabiliyetlerinin ahlaki ve fikri zeminini hazırlamıştır.”

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.